18 Mart 2013 Pazartesi

Yırtık

Yastığının yüzü asık
Bir yokluk ancak bu kadar ifadeli olabilirdi
Kesmişsin evrenin sesini
Senlik zaman dilimlerine bölmüşsün evreni
Hangi senli zamanda yaşamalıyım ?
Gelecek bana biletleri çağrıştırıyor
Boynu bükük şehirleri
İnsanlardan bıkmış sokak lambalarını
Kirlenen ağaç gölgelerini
Sen soluklu evrende bunlar yok değil mi ?
Varsın birkaç galaksi ötede olsun düşlerin can suyu
Yolculuklar şiirlerimizin etine batmışken
Varsın birkaç galaksi ötede olsun
Şimdi uğraşlarım var
Yırtık bilete dikiş tutturmaya çalışıyorum
Akşamüzerine yetişir
Arkanda duran şiir sana sevgili








11 Mart 2013 Pazartesi

Olmayana

Sana yazıyorum yok kadın
Evet adın yok kadın
Yokluğunla tartıyorum güzelliğini
Hiç bir kadına benzetmedim seni
Hiç gözüm bir yerlerden ısırmadı seni
Sen yokluğunla kal kadın
Yokluğunla şiirlerimde kal
Var olan yok oluyor
Sen yokluğunla sonsuz ol
Olur da bir gün var olacaksan rakımız bol olsun kadın...






9 Mart 2013 Cumartesi

Camille Claudel

Sen kadın,sen
Kavga ettim tanrıyla
Sadece bir dakikalığına gözlerine bakmak istedim ondan
Soylu tavırlar zor koştu bize kadın...



8 Mart 2013 Cuma

İki Kişilik Tek Bilet

Trenler
İstasyonlar
İstasyon insanları
İstasyon ayrılıkları
Kaçıncı vagonda yalnızlığım ?
Kaç numaralı koltukta oturuyor terk edişin ?
Hangi durakta binecek mutluluğum ?
Yine iki kişilik tek bilet var cebimde
Belki alışkanlıktan
Belki güneşe inanan umuttan
Her seferinde böyle oldu
Boşalan sigara paketine koyulup çöpe atılmak için alınan umutla kavrulan bir fazlalık bilet
Fazlalık...
Oysa o kadar eksikken fazlalık bir bilet,
Yüze buruk bir gülümsemeden ibaret kalır.
Ya sen sevdiğim,
Hangi perondan biniyorsun yanına aldığın hayallerimle ?




7 Mart 2013 Perşembe

Sen Üstüne

Akşamüzeri zamanı
Senli sokakların sen vakti
Vitrin ışıkları kadın gözlerinde
Akordiyon çalan adam,çiçek satan kız
Hepsi akşamüzeri insanları
Birkaç sokak ilerde ev
Evimiz
Evimizdi
Artık sadece mavi duvarlı buruk ev
Temeline şiir dökülmüş ev
İçinde senin yaşamış olduğun ev
Geçmişin yaşananları ihtiyar kıldı evi
Yorgunluk bilmez ihtiyarlık
Perdeleri sararmış ihtiyarlık
Kalbi sürekli filizlenen ihtiyarlık
Can suyu bulamayan
Ama vazgeçmeyen
Nedendir bilmem
Can suyu vermeyenlere bu düşkünlüğümüz
Sıcak külleri yeniden alevlendirme çabamız
Umut olmuş damarlarımız
Umut düşmüşüz tarihe
Umut öleceğiz
Bir akşamüzeri zamanı,senli sokakların sen vakti

6 Mart 2013 Çarşamba

Tek Şerit Aşk

Geldim.
Bu sefer tek şerit bir yoldan geldim sana
Dönüşü yok
Sağ taraf uçurum
Ya devam ediyorsun yola yada sağa kırıyorsun kalbini
Vazgeçmek yok bu yolda
Aşk var bu yolda
Şiir kırıntılarını takip ederek geliyorum kirpiklerine
Birkaç şiir aldım yanıma yolluk
Birkaç da şiir yazdım sana ömürlük
Yolun sonunda ki evde misin ?
Sevdiğim ?



5 Mart 2013 Salı

Ruhum Sürçtü

Ne kadardır yoksun?
Ne kadardır yokuz ?
Bir sokak lambası yanıyordu sadece
Oda söndü.
Artık sokakta çiçek satan kız da gülmüyordu.
Oda mı alışmıştı bize ?
Deniz de uzakta kaldı.
Aralarında ikimizin de bulunduğu bir sürü dalga barındıran o deniz,uzakta artık
Farklı kıyılara vuruyoruz artık
Farklı martılar çığlık atıyor üzerimizde
Farklı vapurlar ve vapur insanlarının hikayelerine şahit oluyoruz
Ama aynı denize karışmış haldeyiz hala
Karıştık bir kere,kaçınılmaz
Bir gün aynı kıyıya vuracağız
Birbirimize farklı hikayeler anlatmak üzere.



Mavi Umutlar

Evet umutların rengi vardır.Çeşit çeşit her birinin farklı renkleri var.Ama en başından renkli değildir umutlar herkes kendine göre boyar umutlarını.Siz hangi renge boyadınız umutlarınızı ? Ben maviye boyadım masmavi alabildiğine umutlarım.Hayata mavi bakıyorum ben.Boyama kitabı gibi umutlarımız çizgileri var ama içleri doldurulmamış,renksiz.Boş bırakmayın bu kitabı ister hepsini aynı renk ,ister farklı renk boyayın ama boyayın.Unutulmayı sevmez çünkü umutlar.Onları ücra bir köşenize hapsetmeyin.Mutsuz olurlar,küserler.Ki en çok bize destek vermek isteyenler onlardır gülen gözlerle bakmamızı isteyen onlardır.Onlara bu kötülüğü yapmak hak mı sizce ? Değil tabi ki.Öyle bir boyayın ki onları karşıdan baktığınızda eşsiz bir dans görün orada.Tabi bu size kalmış dans değilde belkide bir tablo çizersiniz onlarla.Yeter ki boş bırakmayın onları.Bunu en güzel çocuklar yapabiliyor.Öyle güzel boyuyorlar ki umutlarını daha önce o rengi hiç o kadar güzel görmediğinizi fark ediyorsunuz.O halde çıkın sokaklara.Çocukların umutlarını dinleyin.Umutlarını boyarken boylarının ermediği yerde yardım edin onlara tutun ellerinden birlikte boyayın.Sonra da çocuğun yüzündeki gülümsemeyi izleyin emin olun bu duygunun yüce bir duygu olduğunu anlayacaksınız.Onların bedenleri küçük umutları fazlasıyla büyük.Buna şahit olmak,yaşamak istemez misiniz ? Cevabınız evetse daha fazla oturmaya gerek yok haydi çıkın sokaklara.Yalnız giderken fırçanızı almayı unutmayın.